Ringde kaç boksörün hayatını kaybettiğine dair kesin bir resmi rakam bulunmamaktadır. Tarihsel boks ölüm kayıtlarının en kapsamlı kaynakları şunu göstermektedir ki 2.000'den fazla ölüm 1724’ten itibaren profesyonel, amatör, Toughman ve antrenman ortamlarında. Modern profesyonel boks için ise, 2000-2019 Yılları Arasında Profesyonel Boksta Meydana Gelen Ölümler Boks Komisyonları Birliği aracılığıyla yayınlanan ve ring kenarı tıbbı araştırmalarına dayanan bu inceleme, şu sonucu ortaya koydu: 2000 ile 2019 yılları arasında profesyonel boksta toplam 100 ölüm vakası, içermek Müsabaka sırasında meydana gelen 84 beyin hasarı kaynaklı ölüm hariç tutulanlar hariç. Birçok dövüşçü, tam anlamıyla ringin içinde ölmedi, ancak daha sonra bir maç sırasında aldığı yaralanmalar nedeniyle hayatını kaybetti.
Boksla ilgili ölüm kayıtlarını karşılaştırmak zordur, çünkü farklı kaynaklar farklı unsurları dikkate alır. Bazıları sadece profesyonel maçları dahil ederken, diğerleri amatör müsabakaları, antrenman sırasında meydana gelen yaralanmaları, izinsiz dövüşleri ve son gongun çalmasından saatler veya günler sonra meydana gelen ölümleri de kapsar. Bu nedenle en doğru ifade genellikle “ringde meydana gelen yaralanmalar sonucu ölümler”dir; sadece ringde meydana gelen ölümler değil.
Bu makale, istatistikleri, bu rakamların neden farklılık gösterdiğini, boksun diğer dövüş sporlarındaki ölüm vakalarıyla karşılaştırmasını ve dövüşçülerin güvenliği konusundaki algıyı değiştiren 10 trajik vakayı ele almaktadır.
İçindekiler
- Ringde Kaç Boksör Hayatını Kaybetti?
- Boks Ölüm Rakamlarının Neden Değişkenlik Gösterdiği
- Boks Ölümleri ve Dövüş Sporlarında Meydana Gelen Ölümler
- Ringde Aldıkları Yaralanmalar Nedeniyle Hayatını Kaybeden 10 Boksörün Trajik Hikâyesi
- Boksta Ölümlerin Nedenleri Genellikle Nelerdir?
- Boks Daha Güvenli Hale Geldi mi?
- Dövüş Hayranlarının Bu Olaylardan Çıkarması Gereken Dersler
- Son Söz
- Boksta Meydana Gelen Ölümlerle İlgili Sık Sorulan Sorular
Ringde Kaç Boksör Hayatını Kaybetti?
Ringde kaç boksörün hayatını kaybettiğine dair evrensel olarak kabul gören bir toplam rakam yoktur. Bu sayı, döneme, maçın türüne ve kaynağın maç sonrası ölümleri de kapsayıp kapsamadığına göre değişiklik gösterir.
Boks yaralanmalarına bağlı ölümlerin tarihsel bir listesine göre, 1995 yılında, 1884’te Queensberry Markisi Kuralları’nın yürürlüğe girmesinden bu yana yaklaşık 500 boksörün boks yaralanmaları nedeniyle hayatını kaybettiği tahmin ediliyordu. Aynı kaynak, yalnızca 1953 yılında 22 boksörün hayatını kaybettiğini belirtmekte ve listenin eksik olduğu konusunda uyarıda bulunmaktadır.
Modern profesyonel boks konusunda mevcut en güvenilir kaynaklardan biri, Ringside Hekimler Derneği tarafından sunulan ve Boks Komisyonları Derneği tarafından paylaşılan “2000–2019 Yılları Arasında Profesyonel Boksta Meydana Gelen Ölümler” başlıklı incelemedir. Bu inceleme, Manuel Velazquez Boks Ölümleri Koleksiyonu’na atıfta bulunmakta, söz konusu 20 yıllık dönemde toplam 100 profesyonel boks ölümünü tespit etmekte ve ana analizini, müsabaka sırasında meydana gelen 84 profesyonel boks beyin hasarı ölümüne odaklamaktadır.
Önemli nokta: Boks, geçmiş dönemlere kıyasla çok daha sıkı bir denetime tabi tutuluyor, ancak ölümcül yaralanmalar hâlâ yaşanıyor. Bu spor eskisine göre daha güvenli. Ancak yine de güvenli değil.
Boks Ölüm Rakamlarının Neden Değişkenlik Gösterdiği
Rakamlar, farklı kaynakların farklı tanımlar kullanması nedeniyle değişiklik göstermektedir.
Bazı kayıtlar yalnızca profesyonel dövüşleri dikkate alır. Diğerleri ise amatör maçları, antrenman sırasında meydana gelen ölümleri, resmi olmayan müsabakaları, “Toughman” tarzı etkinlikleri veya dövüşten günler sonra meydana gelen ölümleri de kapsar. Eski kayıtlar da, özellikle tıbbi raporlama ve basın haberlerinin sınırlı olduğu bölgesel maçlar söz konusu olduğunda, eksiktir.
Ayrıca bir dil sorunu da var. Bir maçın ardından hastanede hayatını kaybeden bir dövüşçü, ölümcül yaralanma maç sırasında meydana geldiği için yine de “ringde ölüm” tartışmalarına dahil edilebilir. Bu nedenle genellikle daha doğru ifade “ringde aldığı yaralanmalar nedeniyle hayatını kaybetti” şeklindedir.”
Bu, anahtar kelimenin kendisiyle ilgili temel sorundur. İnsanlar ringde kaç boksörün öldüğünü araştırıyor, ancak doğru bir cevap, “ringde” ifadesinin gerçekte ne anlama geldiğini açıklamalıdır.
Boks Ölümleri ve Dövüş Sporlarında Meydana Gelen Ölümler
Dövüş sporlarında meydana gelen ölüm vakalarıyla ilgili daha geniş kapsamlı tartışma, boks, MMA, kickboks, Muay Thai ve diğer dövüş sporlarını kapsamaktadır. Bu sporların kuralları, tarihçeleri ve raporlama standartları farklı olduğu için doğrudan karşılaştırma yapmak zordur.
Boksun kayıtlara geçmiş profesyonel geçmişi, modern MMA’dan çok daha uzundur; dolayısıyla ölüm vakaları da daha fazla ve daha eskiye dayanmaktadır. Ayrıca boksun kendine özgü bir risk yapısı vardır: dövüşçüler nakavt edilebilir, geri sayım yapılabilir ve dövüşe devam etmelerine izin verilebilir. Bu, boksun dramatik yönünün bir parçasıdır, ancak aynı zamanda birçok raunt boyunca tekrarlanan kafa travmalarına da yol açabilir.
MMA’nın kendine özgü riskleri vardır, ancak dövüşü sonlandıran mekanizmalar farklıdır. Güreş, pes ettirme teknikleri, yer kontrolü ve hakem tarafından durdurmalar, yaralanma profilini değiştirir. Aynı 2000-2019 yılları arasındaki boks ölüm vakaları sunumunda, 1998'den bu yana antrenman, maç öncesi, amatör ve profesyonel bağlamlarda MMA sporcularının dahil olduğu 19 ölüm vakasına dikkat çekilmektedir. Ayrıca, beyinle ilgili 8 ölüm vakasına da değinilmekte olup, bunların 3'ü profesyonel ve kurallara uygun maçlarda meydana gelmiştir.
Bu, bir sporun kesin olarak “güvenli”, diğerinin ise “güvensiz” olduğu anlamına gelmez. Bu, karşılaştırmaların disiplinli bir şekilde yapılması gerektiği anlamına gelir. Boksun daha uzun geçmişi ve tekrarlanan kafa vuruşları, bu sporun ölüm kayıtlarının özellikle ağır olmasına neden olurken, MMA’nın daha kısa modern geçmişi ve farklı kuralları ise farklı bir risk profili oluşturur.
Asıl önemli olan nokta şudur: Tüm dövüş sporları, sıkı tıbbi denetim, sorumlu maç eşleştirme, acil durumlara hazırlık ve dürüst habercilik gerektirir.
Ringde Aldıkları Yaralanmalar Nedeniyle Hayatını Kaybeden 10 Boksörün Trajik Hikâyesi
Bu liste sıralı değildir. Liste, ayrıntılı ve rahatsız edici ayrıntılardan kaçınmakta ve her bir vakanın boks sporundaki riskler, güvenlik ve tarih açısından ortaya koyduklarına odaklanmaktadır.
1. Andy Bowen
Andy Bowen, 1894 yılında Kid Lavigne ile yaptığı maçın ardından hayatını kaybetti. Tarihsel kayıtlara göre Bowen, 18. rauntta yere düştükten sonra başını ahşap ringe çarptı, bir daha bilincini geri kazanamadı ve ertesi sabah hayatını kaybetti.
Onun durumu, ring koşullarının ve tıbbi gözetimin modern standartlardan çok uzak olduğu, boksun çok daha sert bir dönemine aittir. Bu durum, boksun ilk dönemlerindeki tehlikenin sadece yumruklarla sınırlı olmadığını da hatırlatması açısından önemlidir. Ring ortamının kendisi bile ciddi bir yaralanmayı daha da kötüleştirebilirdi.

2. Walter Croot
Walter Croot, Jimmy Barry ile dövüştükten sonra 1897 yılında hayatını kaybetti. Kayıtlara göre Croot bir daha bilincini geri kazanamadı ve ertesi gün beyin hasarı nedeniyle öldü. Ölümcül yaralanma, başının yastıksız ahşap zemine çarpmasıyla bağlantılıydı.
Bu, sporun altyapısının hikayenin bir parçası haline geldiği o eski vakalardan biridir. Modern ring yastıkları, ring zemin standartları ve acil durum protokolleri tesadüfen ortaya çıkmadı. Bunlar, on yıllar süren zorlu deneyimlerin sonucunda ortaya çıktı.

3. Tommy McCarthy
Tommy McCarthy, 1910 yılında Owen Moran ile kavga ettikten sonra hayatını kaybetti. Tarihsel kayıtlara göre kafatası kırılmıştı ve McCarthy ertesi sabah hayatını kaybetmişti.
Bu olay, 20. yüzyılın başlarında boks dünyasının genel durumunu yansıtıyor: sık sık yapılan maçlar, sınırlı tıbbi denetim ve acı çekmeyi genellikle dayanıklılığın bir kanıtı olarak gören bir kültür. McCarthy’nin bu noktayı vurgulamak için uzun ve dramatik bir anlatıma ihtiyacı yok. Onun ölümü, sporcularını nasıl koruyacağını hâlâ öğrenme aşamasında olan bu spor dalının genel gidişatının bir parçasıdır.

4. Frankie Campbell
Frankie Campbell, Max Baer ile yaptığı maçın ardından 1930 yılında hayatını kaybetti. Tarihsel kayıtlara göre Campbell, ringde nakavt oldu ve birkaç saat sonra hastanede hayatını kaybetti.
Campbell’ın vakası, boks tarihinin en çok tartışılan erken dönem trajedilerinden biri haline geldi; bunun nedeni, bir yandan Baer’in daha sonra ağır sıklet şampiyonu olması, diğer yandan da bu ölümün yıllarca onu duygusal olarak etkilemesi idi. Bu olay, boksta meydana gelen ölümcül yaralanmaların sadece ringin bir köşesini etkilemediğini de göstermektedir. Boksör, rakip, hakem, antrenörler, aile ve seyirciler; hepsi kimsenin istemediği bir anın parçası haline gelir.
İşte bu noktada bu sporun efsanesi çöküyor. Boks, rekabeti, gözdağı vermeyi ve yaralanmaları ön plana çıkarır. Ancak hiçbir ciddi boksör, böyle bir sonuç istemek için ringe çıkmaz.

5. Ernie Schaaf
Ernie Schaaf, Primo Carnera ile yaptığı maçın ardından 1933 yılında hayatını kaybetti. Kayıtlara göre Schaaf, 13. rauntta nakavtla yenildi, bilincini kaybetti, ameliyat geçirdi ve dört gün sonra hayatını kaybetti.
Onun durumu genellikle birikmiş hasar bağlamında tartışılır; zira Schaaf, Carnera maçından önceki mücadelelerde de darbe almıştı. Bu ayrıntı, nihai sonuçtan daha önemlidir. Boks maçlarındaki ölümler her zaman tek bir münferit yumruklaşmadan kaynaklanmaz. Bazen tehlike birikimseldir: zorlu bir maç, ardından bir antrenman kampı, sonra da vücut tam olarak iyileşmeden bir başka ring gecesi.
Schaaf’ın ölümü, makalenin ana noktalarından birine uyuyor. Son darbe gözle görülür bir an olabilir, ancak risk, darbe indirilmeden çok önce artmaya başlamış olabilir.

6. Benny “Kid” Paret
Benny “Kid” Paret, Emile Griffith ile yaptığı üçüncü maçın ardından 1962 yılında hayatını kaybetti. Tarihsel kayıtlara göre Paret, maçtan 10 gün sonra beyin yaralanmaları nedeniyle hayatını kaybetti.
Paret’in ölümü, boks tarihinin en kötü şöhretli güvenlik tartışmalarından biri haline geldiği için daha kapsamlı bir değerlendirmeye layıktır. Maç televizyonda yayınlanmıştı, maçın durdurulması uzun süreli darbelere maruz kalmasının ardından gerçekleşti ve olayın ardından, boks dünyasının cesur boksörlerin aşırı hasar almasına göz yummaya fazla alışıp alışmadığı konusunda kamuoyunda ciddi bir tartışma başlattı.
Bu durum, hakemlerin sorumluluğu konusundaki tartışmaları da daha da keskinleştirdi. Ringde bir dövüşçünün cesareti tek belirleyici faktör olamaz. Bir noktada, olayın dışında kalan birinin, dövüşçünün kendi başına asla veremeyeceği bir kararı vermesi gerekir.

7. Davey Moore
Davey Moore, 1963 yılında Sugar Ramos ile yaptığı maçın ardından hayatını kaybetti. Kayıtlara göre Moore, maçın ardından yere yığıldı ve 75 saat sonra hayatını kaybetti.
Moore’un ölümü, boksun güvenliği konusunda kamuoyunda yoğun bir tartışmanın yaşandığı bir dönemde meydana geldi. Bu olay, “ringde öldü” ifadesinin neden yanıltıcı olabileceğini de ortaya koyuyor. Ölümcül yaralanma maç sırasında meydana geldi, ancak ölüm daha sonra gerçekleşti.

8. Duk Koo Kim
Duk Koo Kim, 1982 yılında Ray Mancini ile yaptığı dünya şampiyonluğu maçının ardından hayatını kaybetti. Kayıtlara göre Kim, maçtan dört gün sonra subdural hematom nedeniyle hayatını kaybetti. Onun ölümü, dünya şampiyonluğu maçlarının 15 raunttan 12 raunta indirilmesi de dahil olmak üzere, güvenlik alanında yapılan önemli değişikliklerle yakından ilişkilendirilmektedir.
Kim’in durumu, modern boksu değiştirdiği için diğerlerinden daha fazla yer hak ediyor. Eski 15 rauntluk şampiyonluk formatı uzun süredir bu sporun kimliğinin bir parçasıydı, ancak aynı zamanda yorgunluk, dehidrasyon ve biriken kafa travmalarına yol açan süreyi de uzatıyordu. Kim’in ölümünden sonra boks dünyası, bu ekstra şampiyonluk mesafesini artık sadece bir gelenek olarak görmeyi bırakmak zorunda kaldı.
Bu trajedi, halkın boksa bakış açısını da etkiledi. Bu olay, komisyonları, organizatörleri, doktorları ve yayıncıları temel bir soruyla yüzleşmeye zorladı: Bir spor, heyecan uğruna ne kadar acıya izin vermeli?

9. Patrick Günü
Patrick Day, Charles Conwell ile yaptığı maçta travmatik beyin hasarı geçirdikten sonra 2019 yılında hayatını kaybetti. O dönemki haberlere göre Day, nakavt edildikten dört gün sonra, hastanede acil tedavi gördükten sonra hayatını kaybetti.
Day’in ölümü, modern boks dünyasını derinden sarstı; zira bu olay, tıbbi farkındalığın, düzenlemelerin ve kamuoyunun denetiminin daha fazla olduğu bir dönemde meydana geldi. Bu, farklı bir dünyaya ait eski, siyah-beyaz bir boks trajedisi değildi. Olay, modern medya döngüsü içinde gerçekleşti; hayranlar, yazarlar ve boksörler bu haberi gerçek zamanlı olarak takip edebildiler.
Onun durumu, modern standartların riski azaltsa da ortadan kaldıramayacağını da hatırlatıyor. Bir dövüş, kurallara uygun, denetimli ve profesyonel bir şekilde düzenlenmiş olsa bile yine de feci bir yaralanmayla sonuçlanabilir.

10. Kazuki Anaguchi
Japonya Boks Komisyonu’na atıfta bulunan haberlere göre, Kazuki Anaguchi, Aralık 2023’te Tokyo’da katıldığı maçta subdural hematom geçirdikten sonra Şubat 2024’te hayatını kaybetti. 23 yaşındaydı.
Anaguchi’nin ölümü, boksta ölüm vakalarının sadece tarihte kalmış bir olgu olmadığını hatırlatan en son örneklerden biridir. Modern ve kurallara uygun ortamlarda bile, bir boksör resmi bir maç sırasında hayati tehlike arz eden bir yaralanmaya maruz kalabilir.

Boksta Ölümlerin Nedenleri Genellikle Nelerdir?
Boks sporunda meydana gelen ölümcül yaralanmaların çoğu, kafa travmasıyla, özellikle de travmatik beyin hasarıyla bağlantılıdır. Ringside Hekimler Derneği’nin sunumunda özetlenen 2010 tarihli bir profesyonel boks ölüm oranı araştırması, 1950 ile 2007 yılları arasında meydana gelen 339 profesyonel boks ölümünü incelemiştir. Çalışmada, bu ölümlerin 79%'sinin nakavt (KO) veya teknik nakavt (TKO) sonuçlarıyla ilişkili olduğu, bunların 64%'sinin KO ve 15%'sinin TKO ile sonuçlandığı tespit edilmiştir.
Yaralanmalar genellikle ilk bakışta fark edilmez. Bir boksör, hayati tehlike arz eden bir yaralanma geçirmiş olmaktan ziyade, yorgun, incinmiş veya dengesiz görünebilir. Ciddi vakalarda, beyin çevresindeki kanama veya şişlik, maç bittikten sonra daha da kötüleşebilir.
Yaygın risk faktörleri arasında tekrarlanan kafa vuruşları, maçın geç durdurulması, kilo verme stresini, dehidrasyon, maçlar arasındaki yetersiz dinlenme, güç dengesizliği ve daha küçük organizasyonlarda sınırlı tıbbi kaynaklar sayılabilir. Bu faktörlerin hiçbiri ölümcül bir sonucu garanti etmez, ancak güvenlik protokollerinin neden önemli olduğunu açıklamaya yardımcı olur.
Boks Daha Güvenli Hale Geldi mi?
Boks, geçmiş dönemlere kıyasla daha güvenli hale gelmiştir.
Bu spor dalında artık şampiyonluk maçları daha kısa sürüyor, tıbbi nedenlerle verilen maç yasağı kararları artmış durumda, ring kenarında doktorlar bulunuyor, acil durum planlamaları iyileştirilmiş, ring koşulları geliştirilmiş ve başlıca yargı bölgelerinde daha sıkı düzenlemeler getirilmiştir. 2000 ile 2019 yılları arasında profesyonel boksta meydana gelen ölüm vakalarının incelenmesi, günümüzdeki ölüm oranının tarihsel ortalamalara kıyasla çok daha düşük olduğunu ortaya koyarken, beyinle ilgili ölümlerin hâlâ devam eden bir risk olduğunu da ortaya koymaktadır.
2010 yılı ölüm istatistikleri özetinde, 1983’ten sonra ölüm sayısında önemli bir düşüş olduğu da belirtilmiştir; bunun olası nedenleri arasında kariyer başına daha az maç, daha kısa kariyer süreleri, tıbbi denetimin artması, düzenleyici gerekliliklerin iyileştirilmesi ve 15 rauntluk şampiyonluk maçlarından uzaklaşılması sayılabilir.
Yine de, “daha güvenli” demek “güvenli” demek değildir. Boks, genellikle başa yönelik tekrarlanan vuruşlar üzerine kuruludur. Bu nedenle tıbbi gözetim, hakemin kararları, sorumlu maç düzenlemesi ve maç sonrası takip, dövüşçülerin korunmasında hayati öneme sahiptir.
Dövüş Hayranlarının Bu Olaylardan Çıkarması Gereken Dersler
Yukarıdaki hikâyeler, boksun bir eğlence olarak sunulduğu zamanlarda gözden kaçması kolay bir örüntüyü ortaya koyuyor. Ölümcül yaralanmalar nadiren tek bir yumrukla sonuçlanır. Bu tür yaralanmalar genellikle birikmiş hasar, gecikmiş belirtiler, tıbbi belirsizlikler ve boksörler, köşe ekibi, hakemler, doktorlar, organizatörler ve komisyonlar tarafından baskı altında alınan kararları içerir.
Hayranlar için buradan çıkarılacak ders, boks izlemeyi bırakmak değil; önümüzde olup bitenlere daha fazla saygı göstererek izlemektir.
“Çenesi sağlam” bir dövüşçü de yine de hasar almaktadır. Maçın sonlarında yaşanan dramatik bir geri dönüş, hem kahramanca hem de tehlikeli olabilir. O an için erken gibi görünen bir maçın durdurulması, hakemin neyi önlemeye çalıştığını hatırladığınızda çok farklı bir anlam kazanabilir.
İşte bu noktada boks, seyircisinden daha fazlasını bekler. Bu spor hâlâ heyecan verici, teknik, duygusal ve kültürel açıdan önemli olabilir. Ancak risk, asla arka plandaki bir gürültü olarak değerlendirilmemelidir.
Son Söz
Peki, ringde kaç boksör hayatını kaybetmiştir? En doğru cevap, kesin bir toplam sayının bulunmadığıdır. En kapsamlı tarihsel boks ölüm kayıtları, çeşitli boks bağlamlarında 2.000'den fazla ölüm olduğunu gösterirken, modern profesyonel boks araştırmaları, 2000'den 2019'a kadar toplam 100 ölüm tespit etti; bu sayının 84'ü, müsabaka sırasında meydana gelen beyin hasarı kaynaklı ölümlerdi.
Rakamlar önemlidir, ancak ifadeler de önemlidir. Pek çok dövüşçü, kelimenin tam anlamıyla ringde ölmedi. Orada aldıkları yaralar nedeniyle hayatlarını kaybettiler.
Bu ayrım, teknik bir ayrımdan öte bir anlam taşıyor. Bize, boksun tehlikesinin her zaman zil çaldığında sona ermediğini hatırlatıyor.
Dövüş sporlarını takip eden herkes için en saygılı tutum, aynı zamanda en dürüst olanıdır: becerinin tadını çıkarın, riski kavrayın ve ringe çıkan her dövüşçünün gerçek bir mücadeleye giriştiğini asla unutmayın.
Boksta Meydana Gelen Ölümlerle İlgili Sık Sorulan Sorular
Kesin bir toplam rakam bulunmamaktadır. Geniş kapsamlı boks ölüm kayıtları, 1724 yılından itibaren amatör, profesyonel, Toughman ve antrenman ortamlarında meydana gelen 2.000’den fazla ölümü içermektedir; buna karşılık, modern profesyonel boks araştırmaları, 2000 ile 2019 yılları arasında toplam 100 profesyonel boks ölümünü tespit etmiştir.
Sabit bir yıllık sayı yoktur. Ölüm vakaları eski dönemlerde daha yaygındı; oysa modern ve kurallara bağlı profesyonel boksta ölüm oranı daha düşüktür. 2000 ile 2019 yılları arasında araştırmacılar, 428.904 profesyonel maçta toplam 100 profesyonel boks ölüm vakası tespit etmişlerdir; bu sayıya, hariç tutulan vakalar çıkarıldıktan sonra, müsabaka sırasında meydana gelen 84 profesyonel boks beyin hasarı kaynaklı ölüm de dahildir.
Bilinen vakalar arasında Benny “Kid” Paret, Davey Moore, Duk Koo Kim, Patrick Day ve Kazuki Anaguchi yer almaktadır. Daha eski tarihsel örnekler arasında ise Andy Bowen, Walter Croot, Tommy McCarthy, Frankie Campbell ve Ernie Schaaf bulunmaktadır. Bazıları maç sırasında ya da hemen sonrasında hayatını kaybederken, diğerleri ise maçta aldıkları yaralanmaların sonucu olarak daha sonra hayatını kaybetmiştir.
En yaygın neden, ciddi beyin travmasıdır. Profesyonel boks sporunda ölüm oranlarını inceleyen bir araştırmada, ölümlerin çoğunun nakavt veya teknik nakavt sonuçlarıyla bağlantılı olduğu ve travmatik beyin hasarının en büyük endişe kaynağı olduğu ortaya çıkmıştır.
Bu sorunun tek bir rakamla net bir cevabı yoktur. Boksun kayıtlı tarihi çok daha uzundur ve ölüm vakaları daha fazladır. MMA’nın modern tarihi daha kısadır ve dövüşler pes etme, güreş kontrolü veya vuruşlarla sona erebileceğinden farklı riskler barındırır. Bir ring kenarı tıbbı sunumunda, 1998'den bu yana antrenman, maç öncesi, amatör ve profesyonel bağlamlarda MMA sporcularının dahil olduğu 19 ölüm vakasına dikkat çekilirken, boks incelemesinde ise 2000'den 2019'a kadar profesyonel boksta toplam 100 ölüm vakası belirtilmiştir.










